Otomotiv bakımını öğrenin, araçlarını sağlıklı tut

Uzun Yol Seyahatinden Önce Yapılması Gereken Kontroller

İlk uzun yolculuğuma çıkarken arabama sadece benzin doldurup yola koyulmuştum. Yarı yolda, gece yarısı, ıssız bir yerde soğutucu sıvısı seviyesinin dibe vurduğunu ve motor sıcaklık göstergesinin kırmızıya yaklaştığını fark ettiğimde ne yapacağımı bilmiyordum. O geceden sonra kendime bir kural koydum: uzun yol araç kontrolü yapmadan şehir dışına çıkmıyorum. Bu kontrol bende artık yarım saatlik bir rutine dönüştü ve inanın, o yarım saat yolda geçirebileceğiniz saatlerce stresi baştan siliyor.

Burada anlatacaklarım karmaşık aletler ya da servis bilgisi gerektiren şeyler değil. Kaputu açmayı bilen, birkaç seviye çubuğunu tanıyan herkesin evinin önünde yapabileceği kontroller. Yeni başlıyorsanız ilk seferde biraz uzun sürebilir, ama üçüncü kez yaptığınızda ezberleyeceksiniz.

Yola Çıkmadan Bir Gün Önce: Motor Bölmesi

Kontrolleri seyahat sabahına bırakmamayı öğrendim. Bir eksik çıkarsa yağ ya da antifriz almak için zamanınız olsun diye bir gün önce kaputu açıyorum. Motor soğukken ve araç düz bir zeminde dururken bakmak önemli; eğimli yerde bakılan yağ seviyesi yanıltır.

Sırayla baktığım şeyler şunlar:

  • Motor yağı seviyesi ve rengi: Çubuğu çekip siliyorum, tekrar sokup çıkarıyorum. Seviye min-max arasında olmalı. Yağ koyu siyah ve cıvık bir kıvamdaysa uzun yola çıkmadan değiştirmek en mantıklısı. Motor yağı değişimini kendiniz yapmayı öğrendiyseniz bu iş bir saatinizi alır.
  • Soğutucu sıvı (antifriz): Genleşme deposundaki çizgilere bakıyorum. Sıcak motorda radyatör kapağını kesinlikle açmıyorum. Sıvı paslı kahverengi görünüyorsa seviye tamam olsa bile bir bakıma ihtiyaç var demektir.
  • Fren hidroliği: Deponun rengi genelde şeffaftır, dışarıdan seviyeyi görebilirsiniz. Seviye düşükse ya balatalar bitmiştir ya da bir kaçak vardır; ikisi de uzun yolda göz ardı edilecek şeyler değil.
  • Cam suyu: Basit görünür ama böcek çarpmalarının yoğun olduğu yaz yollarında bir depo cam suyu görüşünüzü kurtarır. Musluk suyu yerine uygun sıvı kullanıyorum, kireç yapmıyor.
  • Hava filtresi: Kutuyu açıp filtreye ışık tutuyorum. Işığı geçirmiyorsa tıkanmış demektir. Tıkalı filtre yakıt tüketimini artırır, uzun yolda bu fark cebinizde hissedilir.

Kayış ve hortumlara hızlı bakış

Motor bölmesindeyken elimi kayışların üzerinde gezdiriyorum. Çatlak, tüylenme veya aşırı gevşeklik varsa yolculuk öncesi hallettiriyorum. Hortumları da parmakla sıkıyorum: fazla yumuşak, sünger gibi ya da tam tersi taş gibi sertleşmişse değişme zamanı gelmiş demektir. Ayrıca motorun altındaki zemine bakıyorum; gece park ettiğim yerde damla izi varsa mutlaka nereden geldiğini buluyorum.

Tekerlekler: Yolculuğun En Kritik Noktası

Aracın yolla temas eden tek parçası dört adet avuç içi büyüklüğünde lastik alanı. Uzun yolda en çok buraya güveniyorum, dolayısıyla en çok buraya bakıyorum.

  • Basınç: Lastikler soğukken ölçüyorum. Doğru değer yakıt kapağının içinde ya da sürücü kapısının kenarındaki etikette yazar. Yüklü seyahatte üretici genelde biraz daha yüksek bir değer önerir; bagajı doldurup dört kişi bineceksem o değeri kullanıyorum.
  • Diş derinliği: Diş aralarındaki aşınma göstergeleriyle sırt aynı hizaya gelmişse lastik bitmiş demektir. Yağmurlu bir yolda bunun anlamı kayma riski.
  • Düzensiz aşınma: Bir kenarı diğerinden belirgin aşınmışsa rot-balans işi var demektir. Hizalama bozukluğu uzun yolda direksiyonun sürekli bir tarafa çekmesine ve sizin yorulmanıza yol açar.
  • Yan duvarlar: Balonlaşma, kesik veya derin çatlak varsa o lastikle yola çıkmıyorum. Kaldırıma çarpma sonrası oluşan balonlar yüksek hızda patlar.
  • Stepne: Herkesin unuttuğu parça. Stepnenin havası inmişse bagajda taşıdığınız şey sadece ağırlık. Kriko ve bijon anahtarının yerinde olduğunu da kontrol ediyorum.

Elektrik, Aydınlatma ve Görüş

Bir arkadaşımı arabanın arkasına dikip tüm lambaları teker teker yaktırıyorum: kısa far, uzun far, sinyaller, dörtlüler, fren lambaları, geri vites lambası, sis. Fren lambası yanmıyorsa arkadan gelen sürücünün sizi fark etmesi saniyeler geç olur ve o saniyeler pahalıya patlar.

Akü de listemin başında. Kutup başlarında beyaz-yeşilimsi bir tortu varsa temizliyorum, kelepçelerin sıkı olduğundan emin oluyorum. Akü üç dört yaşını geçtiyse ve motor sabahları zor dönüyorsa uzun yol öncesi değiştirmek, yolda takviye aramaktan çok daha ucuz.

Silecekler ise şehir içinde tolere ettiğimiz, otoyolda tolere edemediğimiz bir konu. Lastikleri sertleşmiş silecek camda iz bırakır ve yağmurda gece görüşünüzü neredeyse sıfırlar. Değişimi birkaç dakika, faydası ciddi. Camın iç yüzeyini de silmeyi ihmal etmiyorum; yağ filmi kaplı bir iç cam, karşıdan gelen farlarda parlar.

Yola Çıkmadan Son On Dakika

Kontroller bittikten sonra kısa bir test sürüşü yapıyorum. Bu sürüşte özellikle şunları dinliyorum:

  1. Fren pedalı süngerimsi mi, yoksa sağlam mı basıyor?
  2. Direksiyon düz yolda kendiliğinden bir tarafa çekiyor mu?
  3. Egzozdan anormal bir gürültü veya renkli duman geliyor mu?
  4. Gösterge panelinde yanan bir uyarı ışığı kaldı