Otomotiv bakımını öğrenin, araçlarını sağlıklı tut

Klima Filtresi Değişimi

Arabamın içinde tuhaf bir koku vardı; ilk başta paspaslara mı bir şey döktüm diye düşündüm, sonra klimayı açtığımda kokunun yoğunlaştığını fark ettim. Servise gitmeye üşendiğim bir hafta sonu torpido gözünün altını söktüm ve gördüğüm manzara beni epey şaşırttı: gri olması gereken filtre kahverengiye dönmüş, üstünde yapraklar, çam iğneleri ve bir de kuru bir böcek vardı. O gün öğrendim ki klima filtresi, aracın en kolay değiştirilen ama en çok ihmal edilen parçalarından biri. Bu yazıda kendi deneyimimden yola çıkarak filtreyi nasıl kontrol edeceğinizi, ne zaman değiştireceğinizi ve işi kendi başınıza nasıl halledeceğinizi anlatacağım.

Klima filtresi tam olarak ne işe yarıyor?

Kabin filtresi ya da polen filtresi diye de geçiyor. Görevi basit: aracın havalandırma sisteminden içeriye çektiği havayı, kabine girmeden önce süzmek. Yani sizin soluduğunuz havanın kapısında bekleyen bir bekçi gibi. Toz, polen, is, yol kiri, yapraktan kopan parçalar, hatta bazı aktif karbonlu modellerde egzoz kokusu bile bu filtrede tutulur.

Burada sık yapılan bir karışıklığı hemen ayırayım: motorun hava filtresi ile klima filtresi aynı şey değil. Biri motorun soluduğu havayı temizler, diğeri sizin soluduğunuz havayı. İkisi de düzenli değişmeli ama yerleri, boyutları ve amaçları farklı. Motor tarafındaki hava filtresi kontrolü ayrı bir konu; oraya karışmadan burada kabinde kalıyoruz.

Filtre tıkandığında yaşadığım şeyler şunlardı:

  • Fanı 4. kademeye alsam bile üfleme gücü zayıf kalıyordu
  • Camlar eskiden 20 saniyede buğu çözerken artık dakikalar sürüyordu
  • Klimayı açınca rutubetli, küflü bir koku geliyordu
  • Uzun yolda gözlerim yanıyor, burnum kaşınıyordu
  • Fan motoru daha yüksek sesle, zorlanarak çalışıyordu

Ne sıklıkla değiştirmeli?

Üretici kılavuzları genelde belli bir kilometre veya süre verir; kendi aracımın kılavuzunda yıllık kontrol yazıyor. Ama benim tecrübem şu: rakamdan çok nerede sürdüğünüz belirleyici. Şehir içinde trafikte çok kalıyorsanız, toprak yollara giriyorsanız ya da park yeriniz ağaç altındaysa filtre çok daha çabuk doluyor. Ben şimdi ilkbahar sonunda, polen sezonu bittikten sonra değiştiriyorum; kışın buğu sorunu yaşamamak için bu zamanlama iyi çalışıyor.

Pratik bir kural: mevsim geçişlerinde bir kez çıkarıp bakın. Filtreyi güneşe ya da bir ampule tutun; ışığı hiç geçirmiyorsa değişecek demektir. Sadece toz varsa idare eder, ama yaprak parçaları, nem lekesi veya siyah is birikmişse beklemeyin.

Değişim adım adım

İşin en güzel yanı, çoğu araçta tek bir el aleti bile gerekmiyor. Ben ilk seferimde 15 dakikada bitirdim, ikinci seferde 5 dakika sürdü.

  1. Filtrenin yerini bulun. En yaygın yer, ön yolcu tarafındaki torpido gözünün arkası. Bazı modellerde motor bölmesinde, ön camın dibindeki plastik kapağın altında, bazılarında ise direksiyon altındadır. Kılavuzda "kabin filtresi" başlığına bakmak en hızlı yol.
  2. Torpidoyu boşaltın ve açın. Genelde yanlardaki durdurucu tırnakları içe bastırıp gözü tamamen aşağı yatırırsınız. Bazı modellerde torpidonun altındaki ayrı bir kapak yeterli olur.
  3. Kapak klipslerini çözün. Plastik mandallar soğukta kırılgan olur; zorlamayın, tırnağı doğru yöne bastırdığınızda kendi kendine gelir.
  4. Eski filtreyi yönüne dikkat ederek çıkarın. Çıkarmadan önce üstündeki ok işaretine ve hangi yöne baktığına bakın, hatta telefonla fotoğraf çekin. Ben ilk seferde ters taktım, sonra tekrar söktüm.
  5. Yuvayı temizleyin. İçeride biriken yaprakları elle veya elektrikli süpürgenin ince başlığıyla alın. Bu adımı atlarsanız yeni filtre bir haftada kirlenir.
  6. Yeni filtreyi oturtun. Ok işareti hava akış yönünü, yani genelde aşağıyı gösterir. Kenarları yuvaya tam oturmalı, kıvrılmamalı.
  7. Kapağı ve torpidoyu geri takın, aracı çalıştırıp fanı en yüksek kademeye alın. Üflemenin farkını ilk 3 saniyede duyacaksınız.

Filtre seçimi ve küf kokusu meselesi

Piyasada iki ana tip var. Standart kağıt/sentetik filtre partikülleri tutar; aktif karbonlu olan ise koku ve bazı gazları da azaltır. Fiyat farkı çok büyük değil, ben karbonlu olanı tercih ediyorum çünkü trafikte önümdeki eski aracın dumanı kabine daha az geliyor.

TipTuttuğuNe zaman uygun
Standart partikülToz, polen, kirKırsal, temiz hava, düşük bütçe
Aktif karbonluToz, polen + koku/gazYoğun şehir trafiği, alerji

Bir de şu var: filtreyi değiştirdikten sonra koku tamamen gitmediyse sorun evaporatörde birikmiş nemdir. Benim çözümüm, yolculuğun son 3-4 dakikasında klima kompresörünü kapatıp fanı çalışır bırakmak. Böylece sistem kuruyor ve küf oluşmuyor. Islak filtreyi yıkayıp geri takmayı denemeyin; kağıt yapısı bozulur, süzme özelliğini kaybeder ve nemli haliyle küf yatağına dönüşür.

Klima filtresi değişimi, motor yağı ya da fren hidroliği gibi kritik işlerin yanında küçük bir detay gibi görünüyor ama doğrudan içinde vakit geçirdiğiniz havayla ilgili. Ben artık lastik basıncı kontrolü yaparken filtreye de göz atıyorum; uzun yola çıkmadan önceki kontrol listemde de yerini almış durumda. Bir sonraki bakımınızda torpido gözünün arkasına bakmayı deneyin, aracınızın havasının